30 Ocak 2015 Cuma

UYGURLARIN TÜREYİŞİ

UYGURLARIN TÜREYİŞİ
“Bir gün iki ağacın arasına gökten bir ışık düşmüştü. Bunun üzerine iki yandaki dağlar yavaş yavaş büyümeye başladılar. Bu durumu gören halk ise, hayretler içerisinde kalmıştı. İçlerinde büyük bir saygı duyarak, Uygurlar oraya doğru yaklaştılar. Tam yaklaştıkları bir sırada, kulaklarına çok tatlı ve güzel müzik nağmeleri gelmeye başladı. Her gece buraya bir ışık inmeye ve ışığın etrafında otuz defa şimşek çakmaya başladı…”
Yukarıdaki anlatıda rüzgârın yaratılışta oynadığı role değinilmişti. Bu anlatı da şimşeğin yaratılışta oynadığı rol göze çarpmaktadır. Şimşek ile ilgili inanışlar ışık ile ilgili inanışlarla bağlantılıdır. Şimşek neticede kendini ışık olarak gösteren bir doğa olayıdır. Gecenin karanlık bir vaktinde semayı dolduran ışık yoğunluğu oldukça etkileyicidir. İnsan zihninde de yer bırakır. Bu nedenle şimşek ile ilgili inançlarla, ışık ile ilgili inançlar bağlantılı kabul edilebilir. Kızını insanlara layık görmeyerek tanrı ile evlendirmek isteyen ve yüksek bir dağa bırakan hükümdarın anlatıldığı, anlatıda da gelen tanrı değil, ışıklar arasından inen bir kurt oluyordu. Işık, aynı zamanda tanrısallığın bir işaretidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder