5 Temmuz 2018 Perşembe

İnsan Kişiliğinin Anahtarı Enneagram




9 Maddede İnsan Kişiliğinin Anahtarı Enneagram’la Tanışma Rehberi

Kişilik konusu psikolojinin en ilgi çekici alanlarından biri. Ortalık, ‘Kendini Tanı’ mesajlarıyla dolu bir sürü eğitim ve kitaptan geçilmiyor ve bundan hepimiz sıkıldık doğrusu. Yine de ‘Aa hakkaten beni anlatıyor’ diyebileceğiniz bir kişilik deneyimi var gerçekten: Enneagram.
Temelde insanı harekete geçiren 3 kuvvet-güdü etrafında şekillenen Enneagram modeli, kişilikleri böylece 9 ana tipe ayırıyor. Tabii bunların kendi aralarındaki geçişleri, komşuluk ilişkileri de var. Şimdi konuya basit tarafından bi girelim ve Enneagram 101’le tanışalım

Tip 1: Mükemmeliyetçi

Hillary Clinton
“Hâlâ içime sinmeyen bir şeyler var…”

Oturduğunuz apartmanın veya sitenin yöneticisi düzenli olarak panoya bir gelir-gider tablosu asıyor, böylece herkes paranın nerede harcandığını görüyor. Bu güzel bir şey fakat tabloda inanılmaz yazım hataları var ve bu durum sürekli devam ediyor. Bir gün dayanamayıp kaleminizi çıkartıyor ve tablonun üstüne yazım hatalarını düzelten notlar alıyorsunuz. Evet, şimdi rahatça yolunuza devam edebilirsiniz: Enneagram Tip 1’e hoş geldiniz.
Eksik ve sorunlarla dolu bu dünyada içiniz kolay kolay rahat etmeyecek demektir. Doğru olanı yapmak ve dünyayı mükemmel hale getirmek istiyorsunuz. Standartlarınız yüksek. Her zaman daha iyisinin mümkün olduğunu düşünürsünüz. Ne yaparsanız yapın, iç sesiniz size “mükemmel” diyene kadar, sabırla çalışıyorsunuz. Bunu başkalarından da bekliyorsunuz, aksi halde ise büyük hayal kırıklığı yaşamanız muhtemel.
Size hayatı kolaylaştıracak ufak önerilerimiz olabilir; insanları çok da takmamak, normalde göreceğiniz eksikleri ve arızaları görmezden gelmek ve gelişine vurmakla başlayabiliriz. Siz olmadan dünya daha düzensiz olur ama çok da ‘şeyapmamak’ lazım. Salın biraz.


Tip 2: Yardımsever

sunger bob
“Yoksa beni sevmiyor musun?”

Tip 2’nin olayı, kendini telef edercesine çevresinin isteklerine koşmaktır. Sorgusuz sualsiz size yakınlaşmak isteyen, samimi olmaya çalışan, hatta mümkünse konuşurken elini omzunuza atıp size tertip muamelesi yapan iyi niyetli insanlar genelde Tip 2’dirler. Gerçekten yardıma ihtiyacınız olduğunda, kimsenin kimseye bedava selam vermediği bir dünyada yanınızda onları bulabilirsiniz.
İhtiyaç duyulan olmaktan, insanlarla ilgilenmekten ve yardım etmekten hoşlanırlar. İlişkilere çok önem verirler, kolayca yakınlık kurabilirler. Eh, bu kadar sevgi kelebeği olmanın bir yan etkisi de vardır: Tip 2’lerin ilgileri başkalarının ihtiyaçlarına yönelik olduğundan, kendi ihtiyaçlarını göremez ve dile getiremezler.
Eğer bu ifadeler size tanıdık geliyorsa, hayatınızı kolaylaştıracak bir öneri: Herkesin istekleri ve ihtiyaçları olduğu gibi, sizin de var. Sevmek ve sevilmek çok güzel, fakat kendinizi de ihmal etmeyin.

Tip 3: Başarı Odaklı

iron man
“Ben daha iyisini yapana kadar en iyisi bu”

Her başarınız sizin için yeni bir hedefin ilk adımı mı oluyor? Yoğun iş temposundan yakınıyor ama aynı zamanda yükselmeyi de önemsiyor musunuz? ‘Ben sonuç insanıyım’ mı diyorsunuz? Attığını vuran, kariyeri pırıl pırıl parlayan bir Tip 3 olma ihtimaliniz yüksek. Peki, Enneagram’da Tip 3 kişilik kimdir?

Enneagram Tip 3’ler sonuç almak isterler. Sahne ışıklarının üzerlerine çevrilmesini severler. İster bilgisayar oyunu oynamak olsun, isterse satış hedefi; her zaman çok çalışkan, rekabetçi, çabalayan, yüksek performans gösterenler Tip 3’lerdir.
Buraya kadar okuduklarınız sizi anlatıyorsa, hayatınızı biraz olsun kolaylaştıracak önerilerimiz gelsin o zaman: Hayat, iş ve başarıdan ibaret değil. Bunların hayatta birçok kapıyı açtığını, sizin ve sevdiklerinizin rahatını sağladığını biliyoruz fakat biraz olsun frene basmakta fayda görüyoruz. Gerçekten, denemeye değer.

Tip 4: Özgün

sezen aksu
“Beni kategorize etme”
Birazdan okuyacaklarınız sizi anlatıyor olsa da, sizden böyle kategorize şekilde bahsedilmesinden pek hoşlanmıyorsanız Enneagram Tip 4 olabilirsiniz. Çünkü farklı ve özel olmak istersiniz. Şirkette öğle yemeğine mi çıkıyorsunuz, fast-food zincirine gitmeyi öneren arkadaşınıza sağlam bir dayak çekebilirsiniz. Türk dizisi izlemeniz pek olası değildir. Bir film festivali başlıyorsa ondan ilk haberi olacak kişisiniz. Kurumsal şirketlerde çalışmak sizin için bir kabus gibi. Bütün bunlara evet diyorsanız, sizi Enneagram’ın 4 numaralı vagonuna alalım.
Kendinize özgü bir estetik anlayışınız var ve yaptığınız işlerde mutlaka bir anlam ve derinlik arıyorsunuz. Bu arayışların sebebi ise güçlü duygularınız ve kendinizi ifade etme isteğiniz. Çoğunlukla bireysel yaşayan ve bir o kadar da özgün, takip edilesi birisiniz.
Bütün bu güzelliklerin sonucu doğal olarak yorucu da olabiliyor hayatta. Çünkü dünyayı herkesle paylaşıyorsunuz. Peki, sizi biraz olsun rahatlatacak önerilerimiz neler? Hayatın her anında aradığınız anlamı bulmanız mümkün olmayabilir, o yüzden bazen akıntıya bırakmakta fayda var. Allah vergisi yeteneklerinizi üretkenliğe dönüştürmek hayattaki en büyük keşfiniz olabilir. Bunun için bazı sıradanlıklara katlanmak gerekiyor ama mutlu olmak için değer, değil mi? Unutmayın, dünya sizinle daha ‘güzel’.


Tip 5: Araştırmacı

ilber ortayli
“Beni benimle bırak”
Şimdi gözümüzü kapatıyoruz ve kendimizi bir kütüphanede hayal ediyoruz. Mesela Oxford Üniversitesi’nin 300 yıllık kütüphanesindeyiz. Her bölüme sınırsız erişim sağlayan bir izin kartımız, yüklü bir bursumuz ve üniversitede kalacak bir odamız var. Eğer gözünüzü açmadan bu rüyaya devam etmek istiyorsanız sizi Enneagram’ın 5 numarasına alalım.
Tip 5’ler öğrenmeye ve çevrelerinde olup biteni gözlemlemeye odaklanmışlardır. Son derece mantıklı, düşüncelere önem veren, sebep-sonuç ilişkileri kurmada ve problem çözmede başarılı kişilerdir. Kitap okumaktan ve araştırmaktan büyük keyif alırlar. Bu alışkanlıklar doğal olarak insanlardan biraz uzak kalmayı gerektiriyor, haliyle.

Peki, sizin için önerilerimiz neler? Tip 5’in şaşmaz mantık ve analiz dünyasında bir miktar duygu ve iletişime yer açmak harika olabilir. Böylece bilginizi deneyimle buluşturmak mümkün. İnsanların arasında yoğun biçimde zaman geçirmek sizi asıl gücünüzden uzaklaştırabilir fakat dengenin her zaman en üstün özellik olduğunu asla unutmamak gerek.


Tip 6: Sorgulayan

batman
“Kimseye güvenmiyorum, kendime bile”

Yeni bir eve taşınacağınızda ilk merak ettiğiniz şey komşularınızın ne işle uğraştıkları, apartmanda/sitede problemli kişilerin veya durumların varlığı ve diğer emniyet-güvenlik konuları ise, Enneagram’ın 6 numarasına hoş geldiniz. Aklın şüphe mekanizmasını sonuna dek kullanan, dedektif tabiatlı Tip 6’ların güvenini kazanmak en önemli şey olacaktır. Size güvenen insanları yarı yolda bıraktığınız görülmez.

Sadakat, dostluk ve aile gibi kavramlar Tip 6’lar için çok önemlidir. Kendi güven arayışınız dolayısıyla dost bildiğiniz insanlara karşı da güvenin hakkını verir ve fedakarlıktan kaçınmazsınız.
Peki, bu kadar tetikte olmanın hayatı zorlaştırdığı durumlarda ne yapmalı? Tip 6’ların biraz rahatlamaya ihtiyacı olduğu doğrudur. Kötü bir espri olsa da ‘Sonunu düşünen kahraman olamaz’ klişesinin tam yeridir burası. Yoğun zihinsel aktivitenin doğal bir sonucu olarak korku ve endişe sizi teslim almadan önce, insanlara daha çok güvenmeyi denemekte fayda var. Unutmayın, sizin olduğunuz yerde güven ve sadakat vardır ama bunu sürdürebilmek için biraz rahatlamak ve oluruna bırakmak şart.

Tip 7: Maceracı

turist omer
“Nerde akşam, orda sabah”

Şimdi, kendimizi yıllık izin almış bir beyaz yakalı gibi düşünelim. Zaten öyleysek sorun yok, okumaya devam. İzni nerede ve nasıl geçireceğinize dair yüz bin tane güzel ve yeni fikriniz varsa, birini tercih ettiğinizde diğerlerine yazık olacağı için üzülüyor, bir karavan alıp dünyayı haldır haldır gezmek istiyorsanız Tip 7’ye hoş geldiniz.
Sizin olayınız bardağın hep dolu tarafını görmek, çevrenize enerji saçmak ve hayattan zevk almak. Yeni ve yaratıcı fikirlerle dolusunuz, hep çok seçenek olsun istiyorsunuz. Eh, böyle olunca bir işi bitirmeden diğerine başlamanız da muhtemel.

Yaşayacağınız güzel anların düşüncesi devamlı sizi motive ediyor ama hayatta bunu sürdürebilmenin de bazı koşulları var. İşler bittiğinde değerlidir, yeni fikirlerinizle onları başlatan genelde siz olmanıza rağmen sonu gelmiyorsa biraz sabırlı olmakta fayda var. Unutmayın, taşıdığınız enerjiye sizin olduğu kadar çevrenizdeki insanların da ihtiyacı var. Onu yenilenebilir kılmak ise elinizde.

Tip 8: Meydan Okuyan

ataturk
“Egemenlik verilmez, alınır.”
“Eğer adaleti temsil edenler güçlü değilse, güçlüler adaleti teslim alırlar.” Bu sözün altına imzanızı atıyorsanız, hatta imza yetmez bizzat bunun için aksiyon alıyorsanız, zayıfın ezildiği bir yerde doğrudan müdahale ediyorsanız, sizi Tip 8 olarak selamlıyoruz. Güçlü olmaktan, kontrolü elinizde tutmaktan ve etki bırakmaktan hoşlanıyorsunuz. Adaleti sağlamak için mücadele etmekten çekinmiyorsunuz. Hızla karar almak, hatta önce işi tamamlamak ve sonra kararınızı bildirmek sizin tarzınız. Öfke söz konusu olduğunda kendinizi rahatça ifade edebildiğiniz kesin.


Tip 8’ler Enneagram’ın meydan okuyucularıdır, kontrol edilmekten hoşlanmazlar ve bu konuda hiçbir tartışma da kabul etmezler. Bağımsızlıkları yüksektir, doğuştan liderlik ve koruyucu eğilimlidirler. Peki, hayat için küçük önerilerimiz neler?
Çok yoğun çalışma, her zaman daha fazlasını isteme, daha fazla güç elde etme ve gittikçe artan yoğunluktaki hayatın üzerinizde nasıl etkiler bıraktığını düşünmekte fayda var. Güven duyduğunuz bir yakınınıza dışarıdan manzaranın nasıl gözüktüğünü danışmak, en iyi çözümdür. Dünyanın güçlü ve adil insanlara ihtiyacı var, bunu devam ettirmenin yolu da dostların gözünden kendinizi değerlendirmekten geçiyor.


Tip 9: Barışçı

orhan gencebay
“Sen de haklısın”
Enneagram’ın efendi çocukları. Varlığıyla güven veren ama bazen de var olduğunu hissettiremeyen tipimiz. Uslu, akıllı, hayır demeyen tip. Ailesi tembelliğinden dolayı tam kızacakken, ‘ama iyi de çocuk’ deyip defalarca geri adım atmış, fırçayı dışa dönük kardeşi yemiştir. Uyumludur, çatışmalara pek girmez. İçinde bulunduğu grupta sakinliği ile bilinir.
Öfkesini laf sokarak göstermeye çalışır ama o da daha çok espri olarak anlaşılır. Biraz ağır kanlı gamsızdır. Heyecansızlığı coşkulu tipleri yer bitirir. Ama yine de yanlarından ayırmazlar çünkü o iyi çocuktur.
Bir şey kafasına yatmıyorsa yapmam diyemez. ‘Belki, inşallah, bakarız’ gibi geçiştirici cevapları o işi yapmayacağım demenin bir yoludur. Bir konuyu net konuşamazsınız. Her şey gri tonlardan ibarettir. Nasrettin Hoca gibi, ‘sen de haklısın’a olayı bağlayıverir. Herkesle geçimlidir. En uç fikirli insanlarla bile oturur kalkar.
Çok konuşmaz ama çok dinler. Herkes onu en iyi arkadaşı sanabilir. Kendisi de anlayamaz nasıl bu kadar çok çevresi oluştuğunu. Sessiz sakin güçtür 9’lar. Yavaş ama derinden ilerlerler. Bir de bakmışsınız hayatınızın merkezine yerleşivermiş. Dediğimiz gibi iyi çocuktur 9’lar.

Enneagram’a Göre Tiplerin Sosyal Medya Kullanımları

Sosyal medya kullanım alışkanlıklarımız artık bir tür kafa kağıdı gibi. Birine yazacaksak önce Twitter hesabını okuyup hatmediyor, asırlardır görmediğimiz ama beraber büyüdüğümüz uzak akrabala çocuklarımızın ne yiyip ne içtiğini Instagram’da ‘stalk’ ediyoruz. Şirketler bile adayların sosyal medya hesaplarını incelemeden çağırmıyor görüşmeye o derece.
Bu kadar hayatın içinde olan bir konuyu kişilikler açısından incelemek de çok uygun. O halde buyrun Enneagram’a göre insan tiplerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarına.

Tip 1: ‘de ayrı yazılacak! Kaç kere dedik!

Tip1
Tip 1’i genellikle eleştirel tavırlarıyla biliriz, bu da şüphesiz sosyal medya hesaplarına yansıyor. Genellikle memleket meseleleri, absürtlükler ve haksızlıklar link yoluyla paylaşılır, üstüne de bol iğnemeli ve laf sokmalı bir yorum gelir. Duyarlıdır, doğru bildiğini sakınmaz;  polemikten polemiğe koşar. Takip ettiği ve doğru yolda bildiği gazetecilerin ve köşe yazarlarının yazılarını paylaştığını sıklıkla görebilirsiniz. İbretlik paylaşımlar bu abiler ve ablalarımızdan gelir genelde.
Sosyal medya hesaplarında da nizam ve intizam hakimdir, mevzu ne kadar hararetli olursa olsun “-de’ler , -da’lar hep ayrıdır”, bio özenle yazılmıştır.
Sululuklardan itinayla kaçınılır. Sosyal medyadaki seviyeli üslubunu kavgalı bir yazışmada bile korur Tip 1’ler. Sizi ilkeleriyle döverler.


Tip 2: Emoji’lerin Efendisi

Tip2

Tip 2’lerin olayı genel olarak ‘‘Bir olalım, birlikte olalım, daha da kalabalık ve beraber olalım, gezelim tozalım birbirimizi sevelim’’ şeklinde gerçekleştiğinden, Facebook ve Instagram’ı yoğun şekilde kullanırlar. Gittikleri yerlerin, gezdikleri mekanların, birlikte oturup kalktıkları hemen herkesin resmi, ismi, ne yediği Tip 2’ler sayesinde akıllı telefon ekranlarını süsler gün boyu. Hatta denebilir ki, Instagram’ın bu arkadaşlara özel ödül vermesi gerekmektedir. Sevgi ve paylaşım insanı Tip 2’ler olmasaydı, bu kadar sosyal paylaşım mecrası nasıl hayatta kalırdı ama di mi?
Twitter’da da kalabalık mention’ların halaybaşı Tip 2’lerdir. İletişimsiz kalamadıkları için, gündem ne olursa olsun birilerine takılmak istedikleri için sabah timeline’ını okurken bir arkadaşlarının paylaşımına gündem dışı şekilde dalarak ortamı domine ederler. Mesela şöyle bir diyalog gördüyseniz, başlatan arkadaşın Tip 2 olma ihtimali çok yüksektir:
@Tip1 Bu kafayla adam olmayız biz. Boşaltalım memleketi gidelim! (Altında duyarlı bir haber linki ve görseli olacak)
@Tip2: ‘Akşama napıyoruz geliyosun di mi kesin? (Emojiler vs)
Ardından diyaloga başka arkadaşları da cebren ekleyerek zinciri uzatır da uzatır Tip 2. Birkaç dakika sonra bir bakmışsınız ki ne memleket meselesi kalmış ne duyarlı haber, en az 5 kişilik bir mention’da akşamın planı yapılıyordur. Sırf bu yüzden mention’larda kullanıcı isimlerinin 140’tan düşmemesi gündeme gelebilir. @Jack, sana diyoruz hoop!

Tip 3 : Selammm! Her yerdeyim ve harikayım.

Tip3
Bildiğiniz üzere Tip 3 çevresinde hayranlık uyandıran bir kişiliktir. Bunu her yolla denediği gibi sosyal mecralar üzerinden de son noktasında kadar profesyonelce yapar. Aslında böyle bir listede bağımsızlığını ilan edecek ve başlı başına bir kitap edebilecek olan Tip 3’ün sosyal medya kullanımı şöyle özetlenebilir: ‘Adam her konuya hakim, bizden 10 sene ilerde beyler’.
Sosyal medya hesaplarını bağlamış olduğu bazı uygulamalar sayesinde düzenli şekilde içerik paylaşır. Bu içerikler kendi ilgi alanlarına yönelik olduğu kadar, ilgisini çekmek isteyeceği kişilerin ilgi alanlarına yönelik de olmalıdır. Kötü bir cümle oldu kabul ediyoruz ama anladınız siz onu. Paylaştıkları makaleler mutlaka ama mutlaka İngilizcedir, günün özenle seçilmiş saatlerinde yaptığı paylaşımlara bakarak, zamanını nasıl da verimli kullandığını, sabah erkenden kalkıp kahvesini içerken yabancı pazarlama, iş ve kültür kaynaklarından düşen içerikleri okuduğunu, anladığını ve siz değerli takipçileriyle paylaştığını düşünürsünüz ama ip var haberiniz olsun. Bildiğimiz ip değil ama Buffer filan. Özetle, Tip 3’lerin sosyal medya kullanım alışkanlığı profesyonel bir bireyse CV gibi, ticaret yapan biriyse dükkanın vitrini gibi, gibi gibidir.

Tip 4 : ‘‘Beni takip etmek zorunda değilsiniz. Etseniz de anlamazsınız zaten.’’

Tip4
Görebileceğiniz en renkli ve moody timeline’lar bu arkadaşlara aittir. Filmler, film karakterleri, müzikler linkleri, sanatçılar, tablolar, kitaplar havada uçuşur. Tüm bu sanatsal bulutun arasında inişli çıkışlı duygularını anlatan yazılar da görebilirsiniz. Moduna göre ne eserse yazar. Yazdığı tek bir kelime bile olabilir, karşı tarafın bir şey anlayıp anlamadığının bir önemi yoktur bazen.
Ordayım, burdayım, şu an Ejderha Festivalinde premium birdirbir oyunundayım, Kadraj dergisinin lansman gecesinde ünlü yönetmen bilmemkimleyim diye check-in’ler yapmaz. Trend olandan, popüler olandan kaçar.
Instagram hesabında her daim vintage efektli fotoğraflar sergisi vardır. Karaköy cafe’lerini Tip 4’ler meşhur etmiş, sonra da meşhur olan bu mekanlardan uzaklaşmışlardır.


Tip 5 : ‘‘Cahil cahil konuşmayın şurda’’

Tip5
İlber Hoca’nın kendine ait bir Twitter hesabı olduğunu düşünün. Düşünebildiniz mi? Tamam işte, Tip 5’in olayı odur. Tip 5 arkadaşların sosyal medyayla seviyeli bir ilişkisi var diyebiliriz. Çok sık paylaşım yapmaz, okumakla meşguldür çünkü o. Paylaşımları az ve özdür, bilgi akar, bilgelik akar.
Her bilgiyi de öyle ulu orta paylaşmaz, zihin dünyası değerlidir Tip 5’in. Herkesi takip etmez, cahile cehalete tahammül edemez yani. Gerektiğinde de lafı sokar, Tip 5’in olduğu bir mention’da bilmeden konuşmanın, ahkam kesmenin faturası ağır olur.
Instagram ve Facebook’tan ziyade Twitter’la arası iyidir. Yani düşünsel dünyasını daha iyi yansıtabildiği mecraları tercih eder. Özellikle belirtmeye gerek var mı bilemiyoruz ama, bir Tip 5’i arkadaşlarıyla sırıtırken bir selfie pozu içinde görebilmeniz zordur. “Canımla kahve keyfi (emoji)” falan hele, imkanı yoktur…

Tip 6 : Stalker geliyor kaçın!

Tip6
6 numaranın internet ve sosyal mecra kullanımıyla arası genel olarak iyidir diyebiliriz. Çevresinde olanı biteni bilmek ister, “Aman bir şeyleri kaçırmayayım” diyerekten kuş uçsa haberi olur Tip 6 arkadaşlarımızın. Stalker’lık mesleğinde master degree’dir hatta doktorasını yazmaktadır. Sosyal medyayı açık istihbarat kaynağı olarak kullanıp milletin şeceresini çıkarıverir. Sizi sizden iyi tanır yani, dikkat edin.
“Yeni bir virüs salgını başladı!”, “Şu üründe kanser tehlikesi!”, “Yarın fırtına var!”, şeklinde aman dikkat edin arkadaşlar temalı haberler paylaşabilir. Komplo bloglarına bir girer, saatler sonra biri çekip alır öyle çıkar ancak. Büyük resmi görecem diye hipermetrop olma tehlikesiyle yaşarlar. Bunun dışında bol bol teorik makale ve olayların perde arkasına dair kurgularla dolu zihinsel içerik görmek mümkündür timeline’larında.
Paylaşım yapmasını sevenler olduğu gibi hiç paylaşım yapmayan 6’lar da vardır. Bu tarz 6’ların genelde hesabı kilitlidir. Kendi ismini kullanmaz; resmini koymaz, kendini tag’letmez. Takipçidir, arkasında iz bırakmadan milletin izini sürer. Sinsi bunlar ya.

Tip 7 : ‘‘Bir elimde cımbız, bir elimde ayna’’

Tip7
7 arkadaşlar, sabırsız ve sıkılgan yapıları sebebiyle sosyal medyayı, daha doğrusu Twitter’ı çok sık kullanmazlar. Instagram’da görebilirsiniz onları daha çok. Eğlenceli bir ortam varsa kaçırmazlar.
Genelde Instagram’da tatil okazyonları, yürüyüşler, dağ gezileri, extreme sporlar paylaşılır: Aşırı mutlu bir yüz ifadesiyle “Himayalardan aşağı doğru koşarken bennn” gibi bir post koymuş olabilir mesela. Bkz. Ayşe Arman’ın Instagram hesabı.
Tabii bütün bunlar için önce o paşa keyfinin gelmesi, canının istemesi lazımdır. Rutin bir akıştan çok sıkıldığı an paylaşımını yapar Tip 7. Her bir postunda komik ve eğlencelik yazılar sıkıştırıverir. Emoji bombardımanı Tip 2’den sonra en çok bu arkadaşlarda görülür. Bazen de komik yorumlarla başkasının timeline’ına, duvarına, post’una sarar.
Tabii en önemli olay Swarm. Bu arkadaşların telefonlarında Swarm ikonunun göründüğü ekran kısmı basılmaktan eskimiştir, o derece. Gün içinde tüm şehri dolaşabilir, telefonunuza “Bugün 10 km yürüdü” gibi uygulama bildirimleri gelebilir. Özetle keşfediyor, tutamıyoruz efendim.

Tip 8 : ‘‘Sen bana kelime oyunu mu yapıyon birader?’’

Tip8
Tip 8’in sosyal medyada öyle uzun uzun okumayla, yazmayla, polemikle uğraşacak sabrı yoktur. Nettir; fikri, duruşu bellidir. Özellikle son yıllarda hızla politize olan Türkiye sosyal medya evreninde bir Tip 8’in siyasi duruşunu/gündemde seçtiği tarafı profilinde yazan kısacık bilgiden bile anlayabilirsiniz. Tip 8’in hayata genel bakışını ifade eden ‘Ben buyum, burdayım. İşinize gelirse’ tavrını sosyal medyada da kolayca okumak mümkündür.


Tip 9 : ‘‘Siz yazın ben okurum ya böyle güzel’’

Tip9
Tip 9’lar genelde takipçidir, pek paylaşımla uğraşmak istemezler. Tüm sosyal medyada var olup her şeyden haberdar olmakla, elini eteğini sosyal dünyadan tamamen çekmek arasında kararsız kalırlar. Herkesi takip etmek istemezler ama ayıp olur diye de bir sürü kişiyi takip ederlerken bulurlar kendilerini. Birini takip edip onun en samimi arkadaşını takip etmese o kırılır diye bir sürü takipçi listesi yaparlar.
Instagram’da fotoğraf paylaşırken çok utangaçtırlar. Başkası da özenmesin, yazık ya o da isterse diye düşünürler. Bazen de şimdi buradan bu fotoyu paylaşırsam arkadaş görür neden bize uğramadın der diye çektiği güzelim fotoğraf sadece kendisine kalır. Bu sebeple bir de kimsenin bilmediği kendilerini özgür hissedecekleri hesaplar açarlar. Ama üşenip de buralarda bir şey yazamazlar. Onca zaman düşünüp buldukları canım güzel isimler de böylelikle nickname çöplüğüne gider.
Twitter tam başa beladır. Net bir şekilde düşündüğünü açık etse, tanıdığı tanımadığı tiplerle polemiğe girme zahmeti doğar. Eniştesine laf atmak ister ama ablasının ne diyeceğinden çekilir aile saadetleri bozulmasın diye kendi öfkelendiği ile kalır.
Kısaca içindeki sesi sosyal medyada dışa vursa değme trollere taş çıkarır ama genelde ‘‘Kim uğraşacak şimdi bunlarla’’ sesi baskın gelir. Ortamda tüm konuşmaları dinleyen ama konuşmayan tipler gibi takılır sosyal medya hesapları arasında.





















Burçlar ve Ünlüler

Koç Burcu Ünlüleri

Koç Burcu Ünlüleri
Descartes, Charlie Chaplin, Leonardo da Vinci, Vincent Van Gogh, Johann Sebastian Bach, Tennessee Williams, Herbert von Karajan, Joan Crawford, Garry...

Boğa Burcu Ünlüleri

Boğa Burcu Ünlüleri
Karl Marks, Lenin, Evita Peron, Honore de Balzar, Bertrand Rushell, Shakespeare, Sigmund Freud, Salvadore, Dali, M Barbra Streisand, Kraliçe II...

İkizler Burcu Ünlüleri

İkizler Burcu Ünlüleri
Che Guevera, J.Paul Sartre, Paul Gauguin, Thomas Mann, John F. Kennedy, George Bush, Bob Dylan, Jerzy Kosinski, Marilyn Monroe, Angelina Jolie, Clint Eastwood...

Yengeç Burcu Ünlüleri

Yengeç Burcu Ünlüleri
Rembradt, Julius Caesar, Jean Jacques Roussedu, Ernest Hermingway, Kafka, Pablo Neruda, Hermann Hesse, George Orwel, Saint Exupery...

Aslan Burcu Ünlüleri

Aslan Burcu Ünlüleri
Fidel Castro, Napoleon Bonaparte, Alexandre Dumas, Alfred Hitchcock, Guy de Maupassant, Knut Hamsun, Carl Gustav Jung, Bernard Shaw, Robert De Niro...

Başak Burcu Ünlüleri

Başak Burcu Ünlüleri
Friedrich Nietzche, Leo Tolstoy, D.H. Lawrence, O. Henry, William Golding, Ray Charles, Agatha Christie, Peter Sellers, Sophia Loren, Ingrid Bergman...

Terazi Burcu Ünlüleri

Terazi Burcu Ünlüleri
Diderot, Konficyus, Cervantes, Oscar Wilde, Verdi, Luis Aragon, John Lennon, Pavorotti, Brigitte Bardot, Catherine Deneuve, Christopher Reeves...

Akrep Burcu Ünlüleri

Akrep Burcu Ünlüleri
Troçki, Albert Camus, Anderi Gide, Voltaire, Dostoyevski, Martin Luther, Pablo Picasso, Alferd Nobel, Indira Gandhi, Theodore Roosev...

Yay Burcu Ünlüleri

Yay Burcu Ünlüleri
Ludwig Van Beethoven, Spinoza, Gustave Flaubert, Nostradamus, Nicos Kazancakis, Woody Allen, Walt Disney, Mark Twain, Frank Sinatra...

Oğlak Burcu Ünlüleri

Oğlak Burcu Ünlüleri
Mao Tsetung, Puccini, Isaac Newton, Anton Çheov, Martin Luther King, Henry Miller, Cicero Moliere, Stephan Hawking, Simone De Beauvoir...

Kova Burcu Ünlüleri

Kova Burcu Ünlüleri
Galileo Galilei, Charles Darwin, Charles Dickens, Thomas Edison, Bertolt Brecht, Wolfgang Amadeus Mozart, Jules Ver...

Balık Burcu Ünlüleri

Balık Burcu Ünlüleri
Albert Einstein, Victor Hugo, Hamingway, Jhon Steinberg, Salvador Dali, Rosa Luxemburg, Vivaldi, Michelangelo, Frederic Cho...


.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder